• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
New Layout
Text Translation
Old Layout
Web Search
WORD
     

Google Translate
WORD
     
Language selection
»
|

Müthiş buluş. İngilizce konuşmayan kalmayacak. Nasıl mı? Tıklayın!

French » Turkish Top
beau , belle/be, bel / adj güzel; yakışıklı; iyi, elverişli * nm güzel, güzellik * adv gerçekten beau parleur tatlı dilli de plus belle pekâlâ, adamakıllı, üstelik en dire de belles aptalca konuşmak en faire de belles aptalca davranmak en faire voir de belles à qn başına iş açmak il fait beau hava güzel il y a beau temps epey zaman önce le beau monde sosyete le bel âge gençlik çağı un beau jour günün birinde un beau salaire iyi maaş, dolgun ücret

French » Turkish Indirect results Top
beau-fils (pl beaux-fils) /bofis / nm üvey oğul; damat
beau-frère (pl beaux-frères) /bofrer / nm kayın; enişte; bacanak
beau-père (pl beaux-pères) /boper / nm kaynata; üvey baba
au beau milieu tam ortasında
avoir beau dire boşuna söylemek
avoir beau jeu elverişli durumda bulunmak
beau parleur tatlı dilli
beau-fils [le] üvey oğul; damat
beau-frère [le] kayın; enişte; bacanak
beau-père [le] kaynata; üvey baba
faire la pluie et le beau temps (bir işte) asıl söz sahibi olmak
il fait beau hava güzel
il y a beau temps epey zaman önce
le beau monde sosyete
parler de la pluie et du beau temps havadan sudan konuşmak
un beau jour günün birinde
un beau matin günün birinde
un beau salaire iyi maaş, dolgun ücret